27 Mayıs 2018 Pazar

Temiz gidaya ulasmak ve bir takim yeni trendler

Sekersiz yasam hareketine kibarca ara verdim. Kabacasini yazmak dahi istemiyorum cunku ipi bosalmis at gibi hareket ettim diyebilirim. Yaklasik iki ay kadar bir kez kaza ile lokma yemek disinda meyve sekeri haric hic seker tuketmedim. Sonra bir ara gozumun dondugu bir an oldu. Yedim. Fazla geldi ve rahatsiz etti. Sonra bir daha yedim. Sonra bir daha. En son uuuu beybi beybi its a vayld vorld seklinde cikolata kremasina daliyordum. Kocama da "Tereyagiylan ye." diye direktif veriyordum.

Motive olmam icin zaman gerek diye dusunerek haziran 1 baslangic diyerek bir zaman belirledim. Hadi insallah, bakalim.

Kizceyle birlikte eve giren bir takim urunlerin iceriginde degisiklik oldu. Zaten su seker meselesini de en cok bu yuzden noktalamak istiyorum. Once ornek ol, hesabi. Yumurta koyden, tavuk koyden bulamazsak marketteki organiginden (ikisi arasinda bile daglar kadar fark var, ananemin tavuklari organigi dover.), un siyez, pekmez soguk sikim, iste ne bileyim bilimum daha guvenilir sayilabilecek sekilde alisveris yapiyoruz. Guzel.

Derken dun marketten aldigimiz tarcinin cin tarcini oldugunu, icinde kanserojen madde bulunma halinin cok yuksek oldugunu, ustelik toz olaninin icine bilimum cesitli seyler katildigini okudum. Ceylon kabuk tarcin almak gerekirmis.

Hurmayi yemeden once firinlamak gerekirmis.

Baharatlari toz almamak gerekirmis.

Koyluden alinan sebze meyvedense ari uretim sertifikalilar daha guvenliymis.

Yedigimiz kuruyemislerde pestisit miktari kucumsenmeyecek duzeydeymis.

Kafayi yiyecegim. Sirf Lidya icin degil ya, kendimiz icin de. Yahu ne yiyecegiz, nasil yiyecegiz? Gida gercekten bu kadar tehlikeli mi? Yerken kendimi zehirliyormusum hissi inanilmaz kotu geliyor bana. Hadi organik bulduk aldik derken maasimizi sadece gidaya gommek de cok aci geliyor bana. Iyi gida sattigini iddia eden sosyal medya esnaflari da inanilmaz kasiyor beni. Al ulen al, hindistan cevizi onu da al, kuru porcini mantari da al, kilo kilo kuskonmaz al falan.

Bu arada an itibari ile euro 5.68. Adim adim hayatimizi karartiyorlar. Sene basinda Kanada icin pr basvurusunda bulunma karari almistik. Dil puanimizi biraz daha yukseltelim diye dil kursuna baslamistik. Hatta kocam yuksek lisansa kaydoldu sirf puan yukselsin diye. Sonra ben caydim. Elimizi kolumuzu sallaya sallaya girebilirdik kuraya. Kendimiz icin ve Lidya icin sahane olurdu. Ama psikolog olarak gitmeyi benim totom yemedi. Cunku her seye sifirdan baslamamiz gerekti. Bu esnada abuk sabuk isler yapmamiz gerekti ve bu sekilde belki de yillar gececekti. Sanki burada hayat standardi muhtesemmis gibi orada garson olmayi belki de goze alamadim ben. Mesela bence su an kocam icinden bana cok sovuyordur, bok var cunku tr.de diye. Bok var mi bilmiyorum ama icten ice hak verirken kendimde o cesareti bulamiyorum. Sayisal alanda bir egitim almis olsaydik her sey cok daha kolay olurdu. Ama psikoloji oyle degil. Ve benim yeniden universite okuyacak enerjim yok. En azindan kizim bu kadar kucukken.

Haliyle yasam bu kadar pahalilasmis, Turkiye'de hayat keyifsizlesmis durumdayken bu neo akim egilimler beni ciddi manada kasmaya basladi. Gerci bu benim sorunum. Ama organikciligin gozu kor olsun, cocuguma da organik sertifikasiz bir sey yedirdigim zaman lan acaba yanlis mi yapiyorum hissi gelip bogrume de oturmasin istiyorum. Temiz ve guzel gidaya (bu bir temel ihtiyac.) kolayca ulasabilelim istiyorum. Pazardan bir sey alirken koylu bile kesmiyor beni cunku biliyorum ki koylu bilincli tarim yapmiyor. Anneannemden gelen bazi urunler disinda diger koylu zimbirtilarina guvenmiyorum.

Gidanin da modasi olur mu diyecegim ama oluyor iste.

Su bahceyi alsak da bi, kurtulsak keske.

Permakultur... Bir tek seni seviyorum.  ❤

6 yorum:

  1. çok yorucu.

    ben sağlıklı beslenmeye çok fanatik inanıyorum (biliyosun) fakat nasıl?

    sağlık için:
    sigara içmiyorum
    glüten ve şekeri çok kısıtlı tüketiyorum
    geceleri bişi tıkınmıyorum
    ek olarak kefir, zerdeçal gibi popstarları kullanmaya çaba harcıyorum


    sağlık için yapabileceklerim sadece bunlar. eğer ben o kafalara girersem, mutsuz çileli bir insan olurum. örneğin geçenlerde baharatların fırında kurutulması gerektiğini öğrendim. sittir be, dua et baharat olarak dominosun hediyelerini kullanmıyorum diyip kestirip attım.

    aldığım sebze ve meyvenin kaynağıyla gerçekten ilgilenmiyorum. o düğmem kapalı. pazardan alışveriş yapıyorum, nokta. organik fiyatlar benim için yalnızca bir fıkra konusu : )

    benim yapabileceklerim bu kadar. artık başımıza bişi gelirse de çağımızın akışına uyduk deriz nabalım. çağ insanıyız netekim :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle cok yorucu ve cok keyifsiz. Armudun sapi uzumun copu derken cok bunaldigimi fark ettim Gunes. Biraksam gonlum razi degil obur turlu kafam karisik. Tuhaf yani.

      Sil
  2. Ne pestisidi pınarım bırağallasen; çocukluğum sivri sinek ilacı sıkan arabayı kovalayarak geçti ansjsjdjkdjfk
    Bembeyaz gaz bulutu içinde kaybolarak hunharca koşardık. Orda ciğeri bırakmadıysak, üstüne 2 fıslanmış sonra da 5 kere yıkanmış meyveden ne zarar gelir :P
    Toksin ve zehir her yerde var, baharat dediğin şeyden kaç mikrogram yiyosun günde? Tamam bazı zehirlerin mikrogramı bile öldürür, ama tarımda kullanılan ve türlü arındırmalardan sonra soframıza gelen besinlerde kalan miktardaki toksin gayet tolere edilebilir. O kadar da paniklemeye gerek yok. Bırak, boşver düşünme.

    Et-süt ürünleri, yumurta, un gibi makro besinlere dikkat etmek yeterli. Mevsiminde yetişen meyve sebzeyi de güzelce yıkarsın, olur. Baharattı, hurmaydı o kadarına da takılma derim.

    Bu organik işi tam bir kara delik, girdin mi çıkamıyosun.
    Aşırı titiz beslenmeye bel bağlamaktan ziyade, stressiz mutlu hayat, hareket ve her fırsatta temiz hava-oksijen asıl sağlıklı yaşamın sırrı bence. (Almanlardan öyle gördüm, hepsi de al yanakli gürbüz meheheh)

    YanıtlayınSil
  3. Cocuk geldi 2 yaşına, sekerli hic bisey yedirmedim.onceden anlamıyor istemiyordu da. Kuru kayisiyi uzattigim an mutluluktan uçuyor digerleri ne yer ilgilenmiyordu. Artik parkta bahcede cips posetinr elini daldirmis cocuklari gorunce anne ne yiyorlar diye soruyor. Alt yazisi ben de yiyim mi anne... O sana gore degil deyip muz uzatiyorum. Simdilik tamam ama boyle gitmeyecek görüyorum. Iste sirf bu yuzden asla eve abur cubur vb. almiyoruz yemiyoruz. En azindan dedigin gibi ornek olmak adina. .. Zorlansak da bunu basariyoruz ama iste o organik olayina ilacli ürünlere falan gelince aklimi oynatacak oluyorum... Bu ne laannn diye bas bas bagirmak geliyor içimden...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Abur cuburu biraktim. Cidden. Dibim dusse de cips almiyorum mesela. Ama iste organikmis, oymus buymus noktasinsa kaliveriyorum.

      Sil