4 Ekim 2017 Çarşamba

40 a 1 kala


Yemin ederim sırf bu geyik için bekledim. Tamam artık doğurabilirm :D


Doğmuyorduuu, bir türlü doğum başlamıyorduuu, içimdeki alien gitgide büyüyor, anası çikolataları götürüyor, çocuk 3500 gr'a yaklaşıyor ancak nasıl çıkacak düşünmüyorduuu.

Ben bu hafta gelir diye çok heveslenmiştim ya. Ama çarşambaya kadar. Bugünden sonra artık yne erketeye yatabilir. Çünkü babalık izni 10 gün ve sadece tek bir haftasonuna denk gelirse çok güzel olacak.  Bunun için de yine en erken pazar gecesini beklemesi lazım. Nasıl da küçük hesapların adamıyız, ebeveyn travmalarına hoş geldin diyelim.

Doğum kanalına doğru hafif bir sızlama da olsa "Aha, hadi bakalım, yaşasın!" diyorum. Geçen hafta demiyordum bak. Geçen hafta bu his olduğunda gözlerimi pörtletip "Aman allahım sıçtık!" diyordum. Sonra geçiyordu ve rahatlıyordum. Şimdi tam tersi. "Tüh ya, yine geçti." diyorum. Bu gerçekten hazır olduğumun göstergesi sanırım.

Bir de zaman geçtikçe ve ben evde kaldıkça yapmam lazım deyip de debelendiğim ama nasıl olcak diye endişelendiğim pek çok şeyi de tamam ettim. Ne bileyim mesela temizlik işleri, düzen işleri, bebek odası, giysisi ıvırı zıvırı, buzluğa stokladığım yemekler, birkaç delici kesici ev tamirat işi (Evet matkap ve ben çok yakın arkadaşız.) , onlar bunlar derken kafamdaki zımbırtılara tik attıkça ben daha bir tamam oldum. Yapma etme dendi ama zaman geçmiyor aksi halde, boş oturmaya alışkın değilim ki!

Uyudum da. Kendimden beklemediğim performansları göstererek hem de. Öğle uykusundan nefret ederim. Düzensiz uykudan da. Uyku dediğin gece 10.30 sularında başlayabilir sabah da yine 10.00-10.30 sularına kadar uzayabilir. Benim için ideali 12.00-7.30. Şükür ki hala aynı standartta gece uykusu uyuyabiliyorum, gece uyanmıyorum, bu yüzden de gündüz enerjim yerinde oluyor. Öğle yemeğinden sonra hafif mayışmaya başlarsam kendime izin veriyorum. Normalde öğle uykusundan uyandıktan sonra midemde tuhaf bir his oluşur, ayılamam, sersemlerim. Alışmaya başladığımdan belki de sanki daha az hissediyorum bu saydıklarımı.

Çevremdeki insanların heyecanı eskisi gibi rahatsız etmiyor beni. Kabullendim varsayıyorum. Halam telefonda "PİİİİREEEEMMMSEEEEESSSS NAAAAAPIIIYYOOOOOORR!" dediği zaman uyuzlanmıyor, "Ehe ehe, iyi artık bekliyoruz." diye cevap veriyorum. Piremses anası olmaya layık hareketler yapıyorum.

Her hafta doktor kontrolüne gidiyorum. En gıcık şey bu. Bir hafta Aydın bir hafta İzmir mekik dokuyoruz. Çünkü nst. Nst çok önemli doktorların gözünde, her şeyi ona göre ayarlıyorlar. İzmir'deki klinikteki nst yatağı iyi de Aydın'da her 20 dk sonrasında belimden katır kutur sesler çıkıyor kalkarken." Taş mı döşediniz, naptınız?" diyesim geliyor sonra özel de olsa hastane burası diye sakinleştiriyorum kendimi.

Doktorlar da çoğunlukla benzer şeyler söyleseler de bazen farklılaşabiliyorlar. Aydın'daki en son suyun azalmış bol su iç demişti, İzmir'deki ölçtü biçti normal dedi. Aydın'daki kilomu bahane etmeye başlamıştı. İzmir'deki iyisin, dedi. Aydındaki yüzünü görebiliyorum, hiç görmememiz lazım demişti, İzmir'deki daha öncesinde kanala girmiş, yüz hatlarını seçemiyorum, demişti. Hatta cinsiyetini sorduğumuzda onu da göremediğini söylemişti, umarım son anda bir pipi ile karşılaşmayız!

Hastane çantası hazırlamak kolay ancak bir o kadar da zordu. Ben çok kolay seyahat çantası hazırlarım. Belirli bir standartım vardır ve onun dışına çıkmam, abartmam, gereksiz şey almam, dolayısıyla seyahatlerde kocaman kocaman bavulları peşim sıra sürüklemem. Hastane çantası için de bence başarılı bir hazırlık yaptım diye düşünüyorum. Sadece kafamı kurcalayan bir hava değişimi var. Buraların sıcağı soğuğu belli olmuyor. Bebek için değil ancak kendim için belki buna dikkat edip bir şeyler ekleyebilirim. Hastaneden çıkıp arabaya binip eve geleceğiz işte, ne kadar kötü olabilir ki?

İşin ticari boyutu yine göze göze sokuluyor tabii bu alışveriş noktalarında. Tek kullanımlık donlar var. Don diyorum çünkü külot demek fazla ince bir tabir onlar için. Naylon bir şey. Benim aklıma kağıt sabunları getiriyor, her gördüğümde gözümde canlanan şey külodun giyen kişinin kıçında eriyip sonsuzlukta kaybolduğu oluyor. :S Bu yüzden almadım. Gidip bol pamuklu beyaz anane donu aldım. Zaten baktığında aynı para. Atcaksam onu atarım en azından rahat olsun.

Ha, şu don meselesinde bir kafa karışıklığım mevcut. Şimdi sezaryenlerde yara izinin üstüne gelecek çamaşırları öneriyorlar, bato tipi olanlar. Normal doğumda normal çamaşırlarımızı giyebiliyor muyuz peki? Çünkü ben dersimi ona göre çalışmıştım.

Bebekle ilgili en büyük soru işaretlerimden birisi de göbek bağı. Öğğk. O ne biçim bir şey ya, düşsün o hemen. Onun sorumluluğunu almak da zor. Göbekte bir klipsle yaşanır mı yahu? Kaç günde düşüyor o bağ? Gitsin hemen. Bak sırf o göbek bağı yüzünden erkekler çocukları ellemeye korkuyorlar.

Korku demişken... Memeler... Süt... Emzirmek... Mahremiyetin kalmaması... Eskiden daha naiftim emzirme konusunda,  şimdi instagramda bazı emzirme sayfalarını takip ediyorum. Rahatsız oluyorum. Abartmıyor musunuz? En son birisinde "En az 2 yaşına dek emzirin, daha istiyorsa daha da emzirin" diyordu. Ergenliğe kadar yolu var madem???

Geçenlerde bir arkadaşıma gittim, kızı 17 aylık. Hala emiyor. Ne güzel. Kendi memesi kendi kararı. Benim için beslenmenin belirli bir düzeni ve adabı vardır, yetişkinler için de. Sonuçta beslenme en temel,,ilkel, hayatta kalma davranışı. Dediğim gibi benim için yeri ve zamanı var. Bu velet biz otururken başladı meme demeye. Arkadaşım da açtı memesini bir süre emzirdi, tamam. Ama sonra velet sıkıldıkça gitti geldi emdi, memeler ortada.  Alışmış olduğu için sıkıntı yaşamıyor belli ki. Ben de onun o halinden rahatsız olmadım. Dediğim gibi onun memesi, onun çocuğu. Ama sanırım benim için pek uygun değil. Bebekken algılaması zor elbette ne zaman isterse o zaman beslenecek. Ama bir süre sonra ben düzen isterim arkadaş. Zor işler yani.

Yine aynı arkadaşım bana bebek odası aldınız mı diye sordu. Aldık dedim. "Ahaha iyi yapmışsınız, bizim için çok güzel çamaşır deposu oldu, yıkadıklarımı bebek yatağına yığıyorum." dedi. "Kullanmıyor musunuz?" dedim. "Yok, bir kere bile yatmadı." dedi. Bulutlar arasında kabustan uyanan ben içimden "HAAAAAAYIIIIIIIEEEEEERRR!" çığlıkları atmaya başladım. Ben yatağında yatsın istiyorum ya! Bana ne!

Ama o hep fazla anaçtı. Bense hep fazla domuzdum. Bence başarabilirim. :D

39+6 
O zaman sizleri neredeyse 40 haftalık göbeğim ve zebralı pijamamla selamlıyorum. Umarım bir sonraki yazıda doğurduğumu ilan ederim.

Bu arada isim buldum. Hala bulduk diyemiyorum çünkü kocam için hala net değil. Ama ben kararlıyım. Bence benim dediğim olacak. :D




11 yorum:

  1. Helluşka gebecim,
    Normal doğumda ya da sezaryan da ikisindede yüksek bato tipi külot iş görür her iki işlemin sonunda da löpçük gibi bi göbüş olduğu için ideal. Emme işini bence çok düşünme, o süreç içinde anlam kazanan bir durum.Yani işe başlama süren, süt miktarı,işte öncesinde bebeğin memeyle imtihanı vs gibi durumlar emzirme döneminin de belirleyicisi oluyor. Bence takılma buna çok.Yatak odası konusu da keza öyle mesela. Benim kızım ilk 6 ay kendi yatağında yattı sonra bi bronşiolit oldu bi de seyahatler girdi derken bi baktık yatakta 3 kişiyiiz👻Çok da şeyetmemek lazım yani😬
    Hadi bakalım sağlıkla, bi avazda kavuşun🌟🙏🏻

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Berrak.Tavsiyene uyup bir iki bato tipi de atayim madem cantaya. Xl aliyoduk de mi😁 Dileklerin icin cok sagol😙

      Sil
  2. The don: doğum yaptığım hastane (hem de dövlet) o laylon kullan at kilotlardan verdiydi bana beleş. Odanın içinde bir dolap vardı. İçi kullan at külot, tromboz çorabı, ped, Bebek bezi, temiz gecelik, Bebek tulumu, göğüs bakım kremi, emzirme meme ucu silikonu, Bebek emziği ve daha neler neler doluydu. Ve ilginçtir ki, kimse hiçbirşeyi eve götürmek için araklamıyordu. İhtiyacın kadarını kullanıp atıyor ve Ya yıkanacaksa kirli sepetine bırakıyordun.

    Bak yine duygulandım, çünkü sosyal devlet! Hastane çantama kendime gecelikler donlar sütyenler, bebeğe kıyafetler falan doldurduydum. Hiçbirini kullanmadım. Önden düğmeli hastane geceliği ve yine hastanenin verdiği Bebek tulumlarını kullandık. Çünkü herkes öyle yapıyordu. Konuya dönersek o kilotlar göte kaçıp erimiyor ama 3.-4. Günden sonra götte naylon tahrişi yaşanmaya başlıyor :\

    Emzirme konusunda tabi ki her annenin kendi memesi kendi bebesi. Saygım sonsuz haşa! Ancak ben de 1 yıldan fazla emzirme taraftarı olmadım hiçbi Zaman. Ne bebeden önce ne bebeden sonra... Bebeğin boyu, kilosu gelişimi yerindeyse, bağışıklığı güçlüyse, her hangi bir sıkıntı yoksa ne gereği var abi yıllarca emzirmenin? Dana kadar olmuş konuşmaya falan başlamış çocukların annesinin memesine yapışıp "aç da bi süt emek gız" falan demesi benim kaldırabileceğim bişey değildi :)))

    Evi derleme toplama koşturma olayı "nesting instinct" biliyorsun ;) hatta ben bu satırları yazarken sen doğuruyor bile olabilirsin <3
    Hadi anacım bir avazda, sağlıkla mutlulukla inşallah!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ulen su telefondan da yazmasini bi turlu ogrenemedim. Yazip yazip oturum kapattim iyi mi.
      Sosyal devlet sosyal devlet, cok buyuk sans. Keske bizde de olsa diyecegim ama bizde daha cok hastane odasini kirli paspasla silen bakiciya tesekkur niyetine bahsis vermek yaygin. Ne o oyle pedler donlar... Biz de isterdik Finlandiya kutusu versinler ama burasi Turkiye challence buyuk.
      Sut ve emzirme konusunda yazdiklarina mutlu oldum. Herkesin kendi karari, yineliyorum ama ben de senin gibi dusunuyorum. Dillendiyse portakalli ordek talep etsin, meme diil!
      O instinct var ya, iyi ki var. Yoksa evin hali nice olurdu!
      Ps. Dogurmadim!

      Sil
  3. merhaba
    blogu tesadufen buldum ne de guzel oldu. "acaba artik yavastan yapsak mi?" evresindeyim. hazir oldugumuzdan filan da degil de yastan dolayi. ne sacma di mi? su yas konusunun onde durmasina fena gicik oluyorum. hadi yumurta dondurdun bu sefer de yas giriyor bebeyle araya. ama artik bu devirde onemi mi kaldi canim? ama ya kaldiysa? delir sorular :)
    hamile olsam ben de boyle dusunur boyle seyler yazardim herhalde dedim ve o yuzden de takipte kalacagim. bakalim boyle bir insanin basina onumuzdeki bolumlerde neler geliyor :) o bebek odasi kullaniliyor mu bakalim! ki bence kullanilmali. herkes odasini yatagini bilsin. ben de hic annem babamla uyumadim, psikopat filan da olmadim masallah.
    bi de sabahlari sizin uyandirmaniza, kahvalti hazirlamaniza ihtiyac duyan esinize kizdim ama dur dur az kaldi, alarmsiz uyanmaklar yakin! siz uyuyun hep mumkunse cunku; ben kiz tarafiyim.
    dilerim ki saglikla mis gibi, istediginiz gibi bir avazda dogurun.

    sevgiler
    d.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba D. Hamile olan herkes hatta bebek bekleyen her cift kendine benzeyen ciftler gormek istermis. Yapin yapin, cok guzel, gelsenizeee😁
      Bana hep once gebelik ilerledikce anlarsin dediler simdi de dogunca anlarsin diyorlar henuz bir sey anlamadim. Hala en sevdigim canli kedim😄 bu konularda bilissel yaklasip zihnindekini gerceklestiren de var duygusal olup suyun akisina giden de. Ben hayati daha cok bilissel duzlemde yasayan biriyim. O yuzden daha keskin dusunuyorum. Ama hormonlar var ya, iste o konuda bilim caresiz:).
      Iyi dileklerin icin tesekkur ederim. Senin de dilerim her aey gonlune gore olur. 😙

      Sil
  4. Gebeee! Yazdigim kocaaa yorumu silmisim!
    Ay dur ozet geceyim; babanne donu candir. Kullan at olanlardan aldim sinir oldum babanne donuna geri dondum. Not; ben sezaryen oldum. Yaa bir de kuzenimin tavsiyesi ilk 2 gunumu kurtarmisti. Camasir gibi hasta bezleri var ya, en kucuk boyundan al demisti sacma bulmuş ama almistim. Camasir kesigi acitir mi ped kayar mi derdim olmamisti ilk iki gun yogun kanamam olmustu tabii benim herkes boyle olacak degil...
    Bebek odasi da sen istemezsen bosa gitmez bence. Bu da sahsi bi karar. Ben yavruyu 10 haftalikken odasina gecirdum cunku derin nefes alsam ona bile uyanan bi modeldi..odasinda daha uzun uyudu... Bebe telsizleri bunun icin var.
    Meme konusu benim acimdan zaman zaman cok zorlayici oldu ama yine de cok keyifli geliyor. Boyle hissedecegimi hic dusunmezdim... Ayruca isin sirri bence su; her agladiginda (ilk 3 ay haric) sakinlessin diye memeyi agzina tikmazsan cocuk meme bagimlisi olmuyor. Zamanla bir dengede kendisi azaltiyor. Yine de dis ve atak donemlerinde anneye dadaniyor bak o baska :)
    Ay cok heyecanli, yavrulu yazilaribi bekliyoruz artik! Saglikla huzurla kavusun! Sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gunaydin mizmizcim:)
      Hasta bezleri de mantikliymis, onu sanirim dogum ilerlemez de sezaryen zorunlu olursa kocami bir kosu gonderip aldirabilirim diye dusunuyorum.
      Dedigin gibi kamera aldik. Odasinda bir koltugumuz var bebegi yatagina yatirip ben de yaninda koltukta yatarim diye dusunuyorum, herhalde direnirsem olur bence:)
      Belki bugun dogar, parmaklari caprazlayalim!

      Sil
  5. Bu sabah aklıma geldin, doğuruyor mu acaba yahu dedim dur bakalım merak ettim şimdi :D Doğurmadıysan, ilk 1 hafta yoğun kanama oluyor en büyük boy ped anca yetiyor. Sonra azalıyor, normal ped hatta günlük ped ve benim her ikisinde de erken bitti kanamam 20 gün sürmedi.
    Bebek 10. günde göbeği düşer, korkulacak birşey yok, yenidoğan bezini göbek altına kıvırarak bağlaman gerekiyor.
    Odasında yatabilir de yatmayabilir de her bebek farklı :D Şans.. haydi bol şans, Allah sağlıkla mutlulukla kavuştursun <3 İsmini de heyecanla bekliyoruz!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yarin doktor kontrolu var bu yuzden Izmir'e gidiyoruz. Hazir gitmisken de bi dogurup gelsem fena olmaz diye dusunuyorum. 😊
      Gercekten artik bekliyorum. O kadar cok hadi dedim ki gobek adini hadi koycam cocugun😄

      Sil