Evcil hayvan ile hamile bir kadını yan yana gördüğünde hala dehşete düşen insanlar var. Bir de domuz beni bilen ve içten içe bunu düşünen ama tepkimden korktuğu için bana dile getiremeyenler var.
Avzınızı kırarım, baştan söyleyeyim!
| Üzüm ve diğer şeyler; Üzüm |
Canım, bi'tanecik, uslu, tatlı, mırıldak oğlum -kedimden bahsediyorum, adı lazım değil- yaklaşık olarak dört yıldır benimle. Kocam getirmişti, annesi asla eve almayacağı için sevgili olduğumuz dönemde her ne kadar kendi kedisi olduğunu iddia etse de o benimdi, son bir buçuk yılda bizim oldu.
Tam bir kuyruktur kendisi. Nereye gitsem oraya gelir, battaniyelere karşı özel ilgisi vardır. Battaniye varsa üzerinde yatmalıdır. Söylenilenleri anlar, kendi dilinde karşılık verir, bazen de ben onu anlarım. Koynumda uyur, gırıldayarak, uyumadan önce gelir, kedi selamlaşması yapar. Kafadan tos vurmak... Komik ve uyumlu bir oğlandır. Mesela dün gece uyurken boynumun altından bir şeyin geçtiğini hissettim. Kocam dönüp bana sarılmaya çalışıyor sanmıştım, sonra baktım başımın üstüne bir ağırlık çöktü. Seninki yastığın sağ tarafına uzanmış, patileri de boynumun altına sokmuş, başını başıma yaslamış, hıııııff yaparak uyumaya devam ediyor. Nasıl sevmezsin ki?
Sevmeyenler var tabii.
Gebelik döneminin en çok yakınan konusu herkesin olaya dair bir fikri, anısı, hikayesi olmasıdır. Özellikle sinir bozmak için yapmazlar, hayır, böyle algılamıyorum şu anda, ama sinir bozucu olabilirler, bu bir gerçek.
![]() |
| Sonuçta herkesin bir popisi vardır, değil mi? Tanıştırayım, popi ağbi. |
Mesela bir arkadaşım ablasının da deliler gibi sevdiği bir kedisi olduğunu ancak doğumdan sonra kediye karşı ilgisinin azaldığını ve kediyi bakımı zor diye başka birine verdiklerini anlattı. Bunu duymak içimi acıtıyor. Çünkü anlayamıyorum. Yerine konabilir bir şey gibi gelmiyor bana. Böyle olabilme ihtimalim hiç yok diye düşünüyorum çünkü o benim için evde beslenen bir pet değil, aileden birisi. Düğün fotoğraflarımızda bile var. İnsanlar annesini, babasını, kocasını, ilk çocuğunu yeni bir tane geldi diye alıp başka eve vermiyorlar, ilişkilerini sonlandırmıyorlarsa benim için de kedim aynı öyle işte. Evimizde bilimum başka hayvanlarımız da var. Onları da kimseye vermeye kıyamam, ama bağ kurmadık onlarla, kedi oğlan ise bambaşka. Bence benim hormonlarım onu evladım olarak gördüğümü düşünüyor.
Bir grup ise "Eee, kedi ne olacak?" diye soran meraklı grup. "Bir şey olmayacak." diye cevap veriyorum. Çünkü tam olarak bir şey olmayacak.
Şimdilik "Kedi gitsin, kedili evde bebek olmaz." diyen yok, öyle bir şeyle yakınlarım tarafından karşılaşmam diye düşünüyorum, bkz. domuz olduğumu söylemiştim, ama çok yakın olmayanlar, benim pis huyumu bilmeyenler için nasıl "Koydum mu?" lafı bulabilirim, onu düşünüyorum.
Korkum var, hayvan ve bebek birbirine alışır mı, davranışsal sorunlar yaşarlar mi dıye değil. Zaten biliyorum ki her şey yolunda gittiğinde kedi oğlumu bebekten korumak gerekecek. Çünkü çocuklar hayvanla temas kurma noktasında tam bir cahiller. Geliş sürümlerinde bu özellik eklenmemiş oluyor, zamana bırakmak gerekiyor.
Korkum, allerji. Kendimin ve bebeğin herhangi bir sağlık probleminin çıkması kadar çok korkuyorum bu durumdan. Asla asla asla tercih yapmak zorunda kalacağım bir durum olmasın istiyorum. O tercihi nasıl yaparım, bilmiyorum, aklım hayalim almıyor, almasın da. Asla yaşamayalım böyle bir şeyi. Allerji varsa da ilacı olsun, çaresi olsun, bir evlat için başka bir evlattan vaz geçilmez, değil mi? O can ise öbürü de can.
Tabii, süreç tamamlanana kadar bilemeyeceğiz ne olacağını. Zorluk yaşamıyorum. Zorluk yaşamak istemiyorum. Şansımızda hep kolaylıklar olsun, hayat hep istediklerimizi versin bize.
Üçlenmiyoruz yani biz, okeye dördüncüyü bekliyoruz. Aile fotoğraflarımızda ömürlerimiz yettikçe dörtlü olarak var olacağız, ben inanıyorum.
Hayallerimdeki yeni doğan çekimleri ise aşağıda gördüğünüz örnekler gibidir. Henüz köpek sahibi olmamamız olmayacağımız anlamına gelmemektedir.
![]() |
| wellettas |
![]() |
| wellettas |


