15 Mart 2017 Çarşamba

Miyav miyav, bir kedim var


Evcil hayvan ile hamile bir kadını yan yana gördüğünde hala dehşete düşen insanlar var. Bir de domuz beni bilen ve içten içe bunu düşünen ama tepkimden korktuğu için bana dile getiremeyenler var.

Avzınızı kırarım, baştan söyleyeyim!

Üzüm ve diğer şeyler; Üzüm

Canım, bi'tanecik, uslu, tatlı, mırıldak oğlum -kedimden bahsediyorum, adı lazım değil- yaklaşık olarak dört yıldır benimle. Kocam getirmişti, annesi asla eve almayacağı için sevgili olduğumuz dönemde her ne kadar kendi kedisi olduğunu iddia etse de o benimdi, son bir buçuk yılda bizim oldu.

Tam bir kuyruktur kendisi. Nereye gitsem oraya gelir, battaniyelere karşı özel ilgisi vardır. Battaniye varsa üzerinde yatmalıdır. Söylenilenleri anlar, kendi dilinde karşılık verir, bazen de ben onu anlarım. Koynumda uyur, gırıldayarak, uyumadan önce gelir, kedi selamlaşması yapar. Kafadan tos vurmak... Komik ve uyumlu bir oğlandır. Mesela dün gece uyurken boynumun altından bir şeyin geçtiğini hissettim. Kocam dönüp bana sarılmaya çalışıyor sanmıştım, sonra baktım başımın üstüne bir ağırlık çöktü. Seninki yastığın sağ tarafına uzanmış, patileri de boynumun altına sokmuş, başını başıma yaslamış, hıııııff yaparak uyumaya devam ediyor. Nasıl sevmezsin ki?

Sevmeyenler var tabii.

Gebelik döneminin en çok yakınan konusu herkesin olaya dair bir fikri, anısı, hikayesi olmasıdır. Özellikle sinir bozmak için yapmazlar, hayır, böyle algılamıyorum şu anda, ama sinir bozucu olabilirler, bu bir gerçek.

Sonuçta herkesin bir popisi vardır, değil mi? Tanıştırayım, popi ağbi. 

Mesela bir arkadaşım ablasının da deliler gibi sevdiği bir kedisi olduğunu ancak doğumdan sonra kediye karşı ilgisinin azaldığını ve kediyi bakımı zor diye başka birine verdiklerini anlattı. Bunu duymak içimi acıtıyor. Çünkü anlayamıyorum. Yerine konabilir bir şey gibi gelmiyor bana. Böyle olabilme ihtimalim hiç yok diye düşünüyorum çünkü o benim için evde beslenen bir pet değil, aileden birisi. Düğün fotoğraflarımızda bile var. İnsanlar annesini, babasını, kocasını, ilk çocuğunu yeni bir tane geldi diye alıp başka eve vermiyorlar, ilişkilerini sonlandırmıyorlarsa benim için de kedim aynı öyle işte. Evimizde bilimum başka hayvanlarımız da var. Onları da kimseye vermeye kıyamam, ama bağ kurmadık onlarla, kedi oğlan ise bambaşka. Bence benim hormonlarım onu evladım olarak gördüğümü düşünüyor.

Bir grup ise "Eee, kedi ne olacak?" diye soran meraklı grup. "Bir şey olmayacak." diye cevap veriyorum. Çünkü tam olarak bir şey olmayacak.

Şimdilik "Kedi gitsin, kedili evde bebek olmaz." diyen yok, öyle bir şeyle yakınlarım tarafından karşılaşmam diye düşünüyorum, bkz. domuz olduğumu söylemiştim, ama çok yakın olmayanlar, benim pis huyumu bilmeyenler için nasıl "Koydum mu?" lafı bulabilirim, onu düşünüyorum.

Korkum var, hayvan ve bebek birbirine alışır mı, davranışsal sorunlar yaşarlar mi dıye değil. Zaten biliyorum ki her şey yolunda gittiğinde kedi oğlumu bebekten korumak gerekecek. Çünkü çocuklar hayvanla temas kurma noktasında tam bir cahiller. Geliş sürümlerinde bu özellik eklenmemiş oluyor, zamana bırakmak gerekiyor.

Korkum, allerji. Kendimin ve bebeğin herhangi bir sağlık probleminin çıkması kadar çok korkuyorum bu durumdan. Asla asla asla tercih yapmak zorunda kalacağım bir durum olmasın istiyorum. O tercihi nasıl yaparım, bilmiyorum, aklım hayalim almıyor, almasın da. Asla yaşamayalım böyle bir şeyi. Allerji varsa da ilacı olsun, çaresi olsun, bir evlat için başka bir evlattan vaz geçilmez, değil mi? O can ise öbürü de can.

Tabii, süreç tamamlanana kadar bilemeyeceğiz ne olacağını. Zorluk yaşamıyorum. Zorluk yaşamak istemiyorum. Şansımızda hep kolaylıklar olsun, hayat hep istediklerimizi versin bize.

Üçlenmiyoruz yani biz, okeye dördüncüyü bekliyoruz. Aile fotoğraflarımızda ömürlerimiz yettikçe dörtlü olarak var olacağız, ben inanıyorum.

Hayallerimdeki yeni doğan çekimleri ise aşağıda gördüğünüz örnekler gibidir. Henüz köpek sahibi olmamamız olmayacağımız anlamına gelmemektedir.

wellettas



wellettas

4 yorum:

  1. Buna da yorum yapacağım. Bizde de iki tane kedi var. Çok tepkili olduğumu bildikleri için kimse bana bir şey söyleyemedi. Annem sadece erkek kedi çok yaramaz olduğu için biraz tedirgin oldu ama sonrasında o kadar çok sevdi ki hayvanı, onun da sesi çıkmıyor artık.

    Alerji meselesinden ben de çekiniyorum ama geçenlerde doktor evdeki ortama alerji geliştirmez çocuk dedi. Umarım ki öyle olsun.

    Bu arada bizim kediler de yatak odasına geliyorlar, birisi bizimle yatıyor hatta. Hayvanı nasıl odadan ayıracağım hakkında hiç fikrim yok zira kıyamıyorum. Ama çok küçük bebekle de bir arada uyuyamayacaklarını biliyorum.

    Eve gelip kediden huylanan arkadaşlarım var. Hatta çocuklarının ellerini falan yıkayanlar var sürekli. Eve çağırmıyorum artık bu arkadaşlarımı. Sokağa çıkmayan, aşıları tam bir hayvandan çocuğunuza ne bulaşabilir Allah aşkına? Bu kadar hijyen takıntısı da pes.

    YanıtlayınSil
  2. Hıyyy, daha bugün ekşisözlükte tam olarak bunu anımsatan bir başlık okudum. Sanırım, evde hayvan besleyen kişinin evinde yemek yiyemeyenler" gibi bir şeydi. Yemesin amk. Çok da bir şey! Gelmesin de o zaman, benim ailem diyorum ben o hayvana, arkadaşım ya da yakınım ailemi yok sayıyorsa ben ne yapayım onu? Hayatlarımızı tercihlerimize ve seçimlerimize göre yaşıyoruz ve ben tercihimi baştan yapmışım zaten. Evi görsen, hayvanat bahçesi gibi, kedi, 6 tane kuş, 200 üstü balık, salyangoz (çünkü neden olmasın!), su kaplumbağamız var.
    Demişsin ya, çocuklarının elini yıkayanlar... Antibakteriyel sevdalıları... Yapacak bir şey yok, o da onların tercihi işte.
    Bebek ve kedi meselesini ben bebek odası ile çözerim diye umuyorum. Bebekle aynı yatakta/aynı odada/daha doğrusu kendi yatak odamızda yatmayı -şimdilik- planlamıyorum. Kedim koynuma girmeden uyumaz, yatak odasından çıkartırsak eminim bizi uyutmaz. Cırtlak çünkü. Bebek beşiklerinin üzerine kapatılan tüllerden varmış, nasıl bir şey görmedim ama belki diktirilebilir de, onları kullanmayı düşünüyorum. Yani, bir süreliğine bebek odasına kediyi sokmadan yaşayabiliriz sanırım. Ben varken içeri girer, benle beraber çıkar. Zaten insan kuyruğu gibi bir kedi.
    Bu arada alerji açıklamasına gerçekten sevindim. Dediğin gibi, umarım ki öyle olsun. Bunu sorup alacağım cevaba o kadar korkuyorum ki, sormaya bile çekiniyorum. Geçen Şirince'deki dilek kuyusuna para atıp ne olur alerji sıkıntımız olmasın diye dilek diledim. O kadar korkuyorum yani.:)

    YanıtlayınSil
  3. Bizde de 2 adet kedi var. Bir gız bir oğlan iki kardeş tekir :) isimleri sushi ve chili. 8 yaşındalar. Ev Bahçeli ve mahalle müsait olduğundan evi otel gibi kullanıyorlar. Hijyen çıtamız da Bayaa düşük tahmin edersin ki :)) arada bana hediye fare bile getirdikleri oluyor ajdjfkflfl
    Hatta yeni öğrendiğim bir bilgi: hani fareyi bize hediye getiriyo sanıyoruz ya aslında öyle değilmiş o! Bizi eğitmeye çalışıyorlarmış ajdjfkflfl yırtıcı memeliler avı yakalayıp yarı baygın halde yavrularının önüne bırakır onların son hamle öldürmesini bekleyip avlanmayı öğretirmiş. Nesillere aktarmak adına Bizimkiler de işte bizi eğitiyor Asjfkfll

    İlk çocuum doğduğunda tek korkum; kıl tüy yutmasın (malum Yenidoğanda bağışıklık sistemi düşük) ve kediler beybiyi tırmalamasın idi. (Ki benim kediler allahı var asla kimseyi tırmalamaz) yatak odasına sokmama kararı almıştık. Ama kedi bu Nasıl engelliycen askdkflfl bir yolunu bulup bebeğin yatağına çöküveriyorlardı :)) edo daha 2 haftalıktı kediyle koyun koyuna yatarken yakaladım bunları :)) baktım bişey Olmuyo saldım gitti sonra.

    Kediler de ben de toksoplazma pozitif çıktık :))) yani zamanında geçirip bağışıklık kazanmışız. Süper oldu bu, toksoplazmadan korkmama gerek kalmadı hamilelikte!
    Not: evimizde kedi kumu yok! Nereye zıçacaklar sorusunun cevabı: dışarı :))
    Bir de mahalle çok temiz, asla öyle eşelenmelik çöp falan yok.

    Çocukların bağışıklık sistemi çok güçlü ki bence bunda kedilerin payı büyük! Her türlü pislükle bakteriyle tanıştık bence :)

    Kedilere bayılıyor benim bebeler. Şuan 5 yaşında oğlum kediyi Bayaa kucaklayıp taşıyo falan. (Ciddi Tırmalama olayı hiç olmadı! Erkek kedi Naparsan yap asla tırmalamıyor. Ki benim bebeler hayvanı Canından bezdiriyo oynayalım derken. Çok darlanırsa maksimum kalkıp kaçıyo. Dişi olan hafif pati atıyo kuyruğunu falan çekerlerse. Ama o da öyle derin çizik falan değil hafiften patiliyo çocuklar yakasını salsın diye. Evde zaten adları çıktı "iyi kedi kötü kedi diye" :))))

    Yani kısaca hijyen, alerji, hastalık, tırmalama sorunlarının hiçbirini yaşamadık Gül gibi geçinip gidiyoruz.

    Değinmek istediğim diğer nokta; çocuktan sonra kedinin pabuç dama durumu var ne yalan söyleyeyim :)) bebelerden önce kedileri evladım gibi severdim. Onlara bişey olursa naparım diye düşünüp gözlerim dolardı, kafaları yerdim. Tatile gidince deli gibi özlerdik beyimle açıp kedilerin fotolarına bakardık ahskfkflglg
    Şimdi Evladım gibi değil kedim gibi seviyorum :)) kedi sevgim o kadar çılgın boyutlarda değil ama tabi onlar da bizim canımız. Kedileri Bebek oldu diye evden dehlemeyi hiç düşünmedik aksine çocuklar büyüdükçe evdeki hayvan faunasını artırıcaz :) tavşanla hamster la bahçeye tavukla kaplumbağayla falan başlayıp oğlan 12 yaş civarına gelince köpek de alıcaz :))

    Bir de buralarda hayvanlara bakış Türkiye'deki gibi değil. Hemen her evin kedisi köpeği var. Öyle el yıkama, hijyen, aman hayvanı ellemeyelim takıntılarını kimseden görmedim. "Eee Bebek gelince kediler nolcak" sorusunu kimseden duymadım. Bu soruyu sormak abes çünkü. Eee Bebek gelince kocanı napcan? Demekle aynı abesliğe iştigal hatta :P
    Kedi dünyanın en mük. Hayvanı! Kedi canını onların. Konu tartışmaya kapalı.
    Umarım Dilek'lerin kabul olur :)) alerji sorunu yaşamazsınız. Onun dışında evde hayvanın her türlü artısı var, hiçbir eksisi yok!
    Not: bol kedili ve bebeli gerçek kesit fotoları görmek istersen instagram kullanıcı adım "bskus"

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Başak (hanım?)(nasıl hitap etsem bilemedim :) efendim sessiz ve ne yazık ki blogsuz takipçilerinizdenim uzun zamandır, ben de ekleyebilir miyim? (ya aslında talep yolladım cevap bekliyorum)

      Sil