9 Haziran 2017 Cuma

23. Hafta


Ar yu kola?


Her hafta olduğu gibi bu hafta da özellikle değişti diyebileceğim keskin belirtiler yaşamadım.

Çocuğun hareketleri iyice çoğaldı, bazen "La bi' dur iki dakka!" diye atarlanıyorum kendisine. Anayım ben, hakkımdır!

Ağrılarım vardı, o bir nebze daha hafifledi. Sabah mızmızlanmıyorum en azından, alıştım mı, yoksa bitti mi, bilmem.

Gebelik takibi denen bir cep telefonu programı yüklemiştim, sürekli "Cınım innicim vi bıbıcım." diye bana mesaj gönderiyor. Sanırım kendisi ile yollarımızı ayırma vaktimiz gelmiş. Çocig daha konuşamıyor, armut kadar şeyi dillendirince neden sevimli olduğunu zannediyorsunuz?

Durup durup göbeğimi kaşıyorum. Mangalcı dayılar gibi oldum. Bazen farkında bile olmuyorum, balkona çıkarken üstüme giydiğim şeyi göğsüme kadar sıyırmış göbeğimi hart hart kaşırken buluyorum kendimi. Benim canım muhafazakar komşularım da manzaraya doyuyorlar.

Uzandığım yerden yuvarlanarak kalkmak zorunda kalıyorum. Belim kıvrılmıyor.

Kediyle koşmaca oynayamıyoruz, nefesim hemen kesiliyor.

Uzun süre ayakta kaldığımda, özellikle haftasonu, topuklarım ağlıyor. Ağrımıyor, bildiğin ağlıyor. Sanırım az para bayılıp Skechers'ın terliklerinden alacağım. Böylece kayınvalidemin saçma Ceyo takıntısı ile yarışabilirim.



-- Bu arada evet, işte daha az yoruluyorum. Haftasonu eşşek sudan gelinceye dek ev beni dövüyor.--

Zaman ilerledikçe duygusal olarak kendimde şöyle bir değişim gözlemledim. Hamilelikten cesaret alıyorum sanırım, özellikle işte daha çok hır çıkartan -hakkını arama ve rahatsız olduğu şeyleri dile getirme noktasında- daha çok "Öeeef" diyebilen biri oldum. İyi geliyor, çünkü savaşma konusunda çok pasif biriyim normalde.

Perinatologa gitmedim. Onun yerine üniversite hastanesinde çalışan bir arkadaşımızın yönlendirmesiyle çocuk kalp damar cerrahisinden fetal ultrason çektirdik. Tam olarak böyle bir şey olduğunu bilmiyorduk ama kısmen de olsa doktorun istediği bir şeyler elde ettik. Sadece kalp, ciğer, böbrek vs. dahiliyeyi ilgilendiren organlara bakıyorlarmış. Bir sorun olmadığını bir defa daha teyit aldık. Bir sonraki kontrole gittiğimizde umarım fırça yemem diye düşünüyorum. Yaşadığım ilde bir tane perinatolog var, o da kırıklık açısından çok mimlenmiş. Kime sorduysak iyi bir şey duymadık. Bir de hastane ile adam arasında bir anlaşma varmış sanırım, o da biraz geri çekti bizi. Vazgeçtik yani. Pişman olacağımız bir şey yaşamayız umarım, "Çünkü çocuğun rızkından mı kesiyoz lan" diye bir Yaşar Usta triplerine girdik birkaç gün. Neyse, oldu bitti bir kere.

Galiba bu kadar. Başka bir diyeceği olmadığını bildirdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme