22 Mart 2017 Çarşamba

Bu işin raconu bu: 11. Hafta



Burnum büyüyor, bir arkadaşım da onayladı. Çok erken değil mi yaa!

Belim inceldi ve karnım öne doğru çıkmaya başladı, bazı pantolonlarım karnımın altına geliyor ve belimden düşecekmiş gibi hissediyorum.

Cildimde döküntüler oluyor, daha çok su içiyor olmama rağmen hem yüzüm çok hızlı kuruyor hem de kollarım ve bacaklarımda minicik pullanmalar oluşmaya başladı. Zeytinyağında yüzeceğim yakında.

İştahsızlık devam ediyor. Sabah kahvaltıları hariç. Sabah bir şey yemek beni hiç rahatsız etmiyor. Bir öğünde yediğim br şeyin azalmadığı tek zaman kahvaltı. Ama yine de diğer öğünlerde de yemek yiyorum.

Her gün şundan şu kadar, bundan bu miktarda yemek gerekiyor gibi söylemler beni çok sıkıyor. Yeterince çaba harcıyorum, ama o gün meyve yemediğim zaman kendimi suçlu hissediyorum. Ve evet, meyve yemek istemiyorum. Tatlı da yemek istemiyorum. Meyve suyunu seviyorum, portakal suyu, limonata bu ara severek içtiğim şeyler. Özellikle de çilekli limonata. Hayır, satın almıyorum, kendim yapıyorum. Bu mevsimde çilek ne alaka diyenlere de derin dondurucu diye cevap veriyorum.

Geçtiğimiz hafta kan tahlili için kan vermiştim. Dün akşam sonuçlarına baktım. Her şey belirtilen referans aralıklarında. Yani gayet iyi.

Gittiğim kadın doğum doktorunu sevmiyorum. İlgili biri olduğunu düşünmüyorum. Sanırım değiştirmem gerekiyor, ama kime gitmem gerekir, emin olamıyorum.

Sezaryen ameliyat için hamile kalmadan önce katı düşüncelerim vardı. Ama hala alışamadığım için vajinal doğum da korkunç geliyor. Aslında genel olarak doğurmak istemiyorum. Hamile olarak da kalmak istemiyorum. Ne istiyorum, bilmiyorum. Ama doktorun beni planlı sezaryen için ayarlamasını istemiyorum. O, "Suyum geldi." anı yaşanacak arkadaş!

Buldumcuk anne modunda değilim. Yaklaşan anneler günü beni dehşete düşürüyor. Kutlayanlar olacaktır eminim. Ven ben kendimi elimde döner bıçağı ile "Kutlamayın leaaaaaann!" diye bağırırken hayal ediyorum. Herkesi "fruit ninja" gibi ortadan ikiye ayırdıktan sonra rahatlayacağımı düşünüyorum.

Temsili değil!


Hala şişen göbek fotoğrafı kolajı oluşturmalı mıyım tereddütleri yaşıyorum. Şimdilik üşeniyor ve saçma buluyorum. Ama ne zaman bir fotoğraf bir işi olsa ve ne zaman ben o fotoğrafı üşendiğim için çekmesem/çektirmesem hep "Keşke yapsaymışım." diyorum. Belki kendimi biraz zorlayabilirim.

aylak karga
"Ehe ehe ni kıdır dı iylincili"

Çokça pasif agresiflik, biraz neşe, bir miktar iyilik hali (piremses mişim gibi), bazen melankoli, ara ara sıçtın mavisi şeklinde geçen günlerden, 11. haftadan sevgilerle...

Esen kalın anacığım.



2 yorum:

  1. Ben karın fotomu hep aynı kıyafetle çekmiş, sonra da karın yerine bebeği çekmiştim. Çok güzel olmuştu :D İkinci hamilelikte de yaptım ama 3'lü ayların sonunda, üşengeçlikten.. İkinci çocuklar böle oluyor :P

    YanıtlayınSil
  2. Ben ilkte böyleyken ikincide "Ulen, ne ara oldu bu?" falan diyebilirim herhalde. Bu ara göbeğimi değil de yukarıdan iliklenmeyen pantolon düğmelerinin fotoğrafını çekiyorum. Ben de bunu biriktiririm belki, kim bilir?

    YanıtlayınSil